Bir kilimi sanatsal açıdan tecrübe etmenin yolu onu deşifre etmekten geçmiyor.
Din ve Maneviyat Üzerine Düşünceler serisinde altıncı bölüm.
Tasavvufun klasik döneminde (9-13. yüzyıllar) aklın tanımı en temel tartışma konularından biriydi. Bazı sufilere göre, hakikatleri tecrübe edebilmek için insanın aklını yitirmesi şarttı.
Tüm dinlerde ibadetin kökeni, en derindeki “ben”in bir başka varlığın önünde benliksiz bir sevgiyle eğilmesinden ibarettir.
Maneviyat nedir? Tasavvuf maneviyatı nasıl tanımlar?
İslam ve İslamcılık. Veya dindarlık ve dincilik. Bunlardan biri inanç, biri ideoloji. Bunu hepimiz biliyoruz. Oysa mevcut iktidar, bu ikisini tek bir olgu olarak sunmakta ısrarcı.
Din bilimi nedir? Dindarlık ve sekülerlikle nasıl bir ilişki içindedir?